<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yuzuk script, mirc indir, mirc, mirc script, şiir, sohbet, chat, sohbet odaları,chat odaları, sohbet et, yuzuk mirc, yuzuk</title>
	<atom:link href="http://www.yuzuk.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yuzuk.net</link>
	<description>Hoşgeldiniz – Sitemiz içerisinde aşk sevgi sözleri mesajları, şiirler, arkadaş, cep smsleri mesajı, msn nickleri ve astroloji bölümleri bulunmaktadır.., mirc, mirc indir</description>
	<lastBuildDate>Sat, 31 Mar 2012 11:54:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2</generator>
		<item>
		<title>Sahte polisler masözlerle fuhuş yaptı!</title>
		<link>http://www.yuzuk.net/sahte-polisler-masozlerle-fuhus-yapti.html</link>
		<comments>http://www.yuzuk.net/sahte-polisler-masozlerle-fuhus-yapti.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Mar 2012 11:54:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[ eggdrop]]></category>
		<category><![CDATA[ komutlar]]></category>
		<category><![CDATA[ mircleri]]></category>
		<category><![CDATA[botlar]]></category>
		<category><![CDATA[fuhuş]]></category>
		<category><![CDATA[mirc indir]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Kaynakçılık işiyle uğraşan Y.G. (36) ve bir bilgisayar firmasında işçi olarak çalışan M.S. (32), düzenledikleri sahte polis kimlikleriyle masaj salonlarını denetleyip masözleri fuhuşa zorladı, cadde kenarlarında bekleyen hayat kadınlarıyla da birlikte oldu.BÜYÜK ŞOK! Bir ihbar telefonu sonrası harekete geçen Bursa Emniyeti Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği ekipleri, eşkalden ve araç plakasından hareket ederek kısa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gonul.net/http://im.haberturk.com/2012/03/31/729839_detay.jpg"><img src="http://www.gonul.net/http://im.haberturk.com/2012/03/31/729839_detay.jpg" alt="" class="alignleft size-full wp-image" /></a><br /> 
<p>Kaynakçılık işiyle uğraşan Y.G. (36) ve bir bilgisayar firmasında işçi olarak çalışan M.S. (32), düzenledikleri sahte polis kimlikleriyle masaj salonlarını denetleyip masözleri fuhuşa zorladı, cadde kenarlarında bekleyen hayat kadınlarıyla da birlikte oldu.<strong>BÜYÜK ŞOK!</strong> Bir ihbar telefonu sonrası harekete geçen Bursa Emniyeti Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği ekipleri, eşkalden ve araç plakasından hareket ederek kısa bir süre sonra Y.G. ve M.S.yi kıskıvrak yakaladı. Suç kaydı bulunmayan iki arkadaş, karşılarında gerçek polisi görünce büyük şok yaşadı.<strong>7 KİŞİ ŞİKAYETÇİ OLDU!</strong>Masaj salonu işleten ve salonlarda çalışan 2si erkek 7 kişi şahıslardan şikayetçi olurken, Y.G. ve M.S. Bursa Emniyet Müdürlüğünde alınan ifadelerinin ardından adliyeye sevk edildi.<strong>İHA</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzuk.net/sahte-polisler-masozlerle-fuhus-yapti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pelin Çiftin mutlu günü</title>
		<link>http://www.yuzuk.net/pelin-ciftin-mutlu-gunu.html</link>
		<comments>http://www.yuzuk.net/pelin-ciftin-mutlu-gunu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Mar 2012 11:53:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınca]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[HABERTURK.COM Pelin Çiftten mutlu haber geldi&#8230; Habertürkün başarılı ekran yüzü anne oldu. Habertürk ailesi olarak Ömer bebeğe hoşgeldin diyor, Çift ailesinin mutluluklarının devamını diliyoruz&#8230;  ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gonul.net/http://im.haberturk.com/2012/03/31/729858_detay.jpg"><img src="http://www.gonul.net/http://im.haberturk.com/2012/03/31/729858_detay.jpg" alt="" class="alignleft size-full wp-image" /></a><br /> 
<p style=margin-bottom: 0cm><strong>HABERTURK.COM</strong></p>
<p style=margin-bottom: 0cm>Pelin Çiftten mutlu haber geldi&#8230; Habertürkün başarılı ekran yüzü anne oldu.</p>
<p style=margin-bottom: 0cm>Habertürk ailesi olarak Ömer bebeğe hoşgeldin diyor, Çift ailesinin mutluluklarının devamını diliyoruz&#8230;</p>
<p style=margin-bottom: 0cm> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzuk.net/pelin-ciftin-mutlu-gunu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İçişleri Bakanlığı o iddiaları kabul etti</title>
		<link>http://www.yuzuk.net/icisleri-bakanligi-o-iddialari-kabul-etti.html</link>
		<comments>http://www.yuzuk.net/icisleri-bakanligi-o-iddialari-kabul-etti.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Mar 2012 11:53:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[ iddiaları kabul etti]]></category>
		<category><![CDATA[İçişleri Bakanlığı o]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Kamuoyuna yansıyan İran plakalı esrarengiz TIRlar başlıklı haberlerle ilgili olarak, CHP Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker tarafından verilen soru önergesine İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin cevap verdi. Şekere gönderilen yazılı cevapta şu bilgilere yer verildi: 4536 sayılı Denizlerde ve Yurt Yüzeyinde Görülen Patlayıcı Madde ve Şüpheli Cisimlere Uygulanacak Esaslara İlişkin Kanunun 8. maddesine istinaden Genelkurmay Başkanlığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gonul.net/http://im.haberturk.com/2012/03/31/729860_detay.jpg"><img src="http://www.gonul.net/http://im.haberturk.com/2012/03/31/729860_detay.jpg" alt="" class="alignleft size-full wp-image" /></a><br /> 
<p>Kamuoyuna yansıyan İran plakalı esrarengiz TIRlar başlıklı haberlerle ilgili olarak, CHP Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker tarafından verilen soru önergesine İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin cevap verdi. Şekere gönderilen yazılı cevapta şu bilgilere yer verildi: 4536 sayılı Denizlerde ve Yurt Yüzeyinde Görülen Patlayıcı Madde ve Şüpheli Cisimlere Uygulanacak Esaslara İlişkin Kanunun 8. maddesine istinaden Genelkurmay Başkanlığı ve Dışişleri Bakanlığı ile Bakanlığımız arasında yapılan yazışmalar neticesinde, söz konusu patlayıcı ve kimyasal maddelerin imhası ile ilgili sürecin Genelkurmay Başkanlığının eşgüdümünde yürütülmesinin uygun olduğu bildirildiğinden Bakanlığımızca herhangi bir işlem yapılmamıştır. TIRlarda patlayıcı ve mühimmat ele geçirildiği resmi olarak açıklandığına dikkat çeken Şeker, Ancak bakanlık bu mühimmatın menşei, miktarı, çeşidi hususlarını ısrarla kamuoyundan gizlemeye çalışmaktadır. Konuyla ilgili bilgilerin ısrarla gizli saklı tutulması, söz konusu TIRların İncirlikten yüklendiği iddialarını kuvvetlendirmektedir. İktidarın son zamanlarda Suriye konusunda yürüttüğü yanlış politika, ülkemizi uluslararası kamuoyu önünde de zor durumda bırakmaktadır. Terörden çok çekmiş bir ülke olarak Türkiyenin başka bir ülkedeki terörist faaliyetlere destek veriyor gibi bir söyleme neden olması bile ülkemizin imajına büyük zarar verecektir. açıklamasını yaptı. Yapılan açıklama sonrası bazı soruların cevapsız kaldığını belirten Şeker, yeni bir soru önergesi verdi. Şeker, önergesinde şu sorulara cevap istedi: Bu TIRlar hangi sınır kapısından Türkiyeye giriş yapmışlardır? TIRlarda ele geçirilen silah ve malzemeler nelerdir? Bu silah ve malzemeler nereden gelmektedir? Menşeini açıklar mısınız? Ele geçirilin silah ve malzemeler hangi ülkelere aittir? Bunların Suriyedeki isyancılara gönderildiği iddiaları doğru mudur? Doğru değilse, nereye gönderilmektedirler? Bunların taşıyıcıları kimlerdir? Buna ilişkin bir çalışma yapılmış mıdır? Söz konusu silah ve malzemelerin akıbeti nedir? Ne tür bir işlem yapılmıştır? Konuya ilişkin olarak, Dışişleri Bakanlığı nezdinde nasıl bir girişimde bulunulmuştur? Son bir yılda, diğer sınır kapılarımızda da silah, bomba ve askeri malzemeler ele geçirilmiş midir?<strong>CHA</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzuk.net/icisleri-bakanligi-o-iddialari-kabul-etti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sayısal</title>
		<link>http://www.yuzuk.net/sayisal.html</link>
		<comments>http://www.yuzuk.net/sayisal.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Mar 2012 11:48:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fıkra Fıkrası]]></category>
		<category><![CDATA[belaltı fıkralar]]></category>
		<category><![CDATA[en güzel sayısal fıkra oku]]></category>
		<category><![CDATA[en güzel sayısal fıkraları oku]]></category>
		<category><![CDATA[en komik fıkralar]]></category>
		<category><![CDATA[en komik sayısal fıkrası]]></category>
		<category><![CDATA[fıkra sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[kısa komik sayısal fıkrası oku]]></category>
		<category><![CDATA[küfürlü]]></category>
		<category><![CDATA[sayısal]]></category>
		<category><![CDATA[sayısal fıkrası]]></category>
		<category><![CDATA[sayısal fıkrası oku]]></category>
		<category><![CDATA[terbiyesiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Adamın biri bir bankaya girmiş ve bankadaki görevli kadına: “.mına kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırmak istiyorum” demiş. Kadın bir anda böyle bir laf beklemediği için şaşırmış ve afallamış… &#8211; “Afedersiniz anlayamadım, tekrar eder misiniz?” demiş. Bunun üzerine adam: “.mına kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırmak istiyorum” demiş tekrar, kadın çok bozulmuş ve:  &#8211; “Aman [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Adamın biri bir bankaya girmiş ve bankadaki görevli kadına: “.mına kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırmak istiyorum” demiş. Kadın bir anda böyle bir laf beklemediği için şaşırmış ve afallamış… &#8211; “Afedersiniz anlayamadım, tekrar eder misiniz?” demiş. Bunun üzerine adam: “.mına kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırmak istiyorum” demiş tekrar, kadın çok bozulmuş ve:  &#8211; “Aman beyfendi sözlerinize dikkat edin lütfen ve lütfen ne istediğinizi kibarca söyleyin” demiş. Neyse adamda hiçbir değişme yok, aynı lafı tekrar tekrar söylemiş. En sonunda bankodaki kadın dayanamamış ve “Ben sizi müdürümün yanına götüreyim, derdinizi ona anlatın” demiş. Müdürün yanına gitmişler adam gene aynı şekilde müdüre isteğini iletmiş. Müdür: &#8211; “Beyfendi elemanım son derece haklı, bu şekilde konuşursanız korkarım size yardımcı olamayacağım, lütfen bu şekilde konuşmanızın nedenini anlatır mısınız?” demiş. Bunun üzerine adam “Azına sıçtımın sayısal lotosunda en büyük ikramiye bana çıktı ve bunu .mına kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırarak değerlendirmek istiyorum”demiş… Bu lafı duyan müdür eliyle bankodaki bayanı işaret ederek: &#8211; “Ve bu *rospu size yardımcı olmuyor ha…?”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzuk.net/sayisal.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Muhtarın Oğlu</title>
		<link>http://www.yuzuk.net/muhtarin-oglu.html</link>
		<comments>http://www.yuzuk.net/muhtarin-oglu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Mar 2012 11:48:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fıkra Fıkrası]]></category>
		<category><![CDATA[en güzel muhtarın oğlu fıkra oku]]></category>
		<category><![CDATA[en güzel muhtarın oğlu fıkraları oku]]></category>
		<category><![CDATA[en komik fıkralar]]></category>
		<category><![CDATA[en komik muhtarın oğlu fıkrası]]></category>
		<category><![CDATA[erotik fıkralar]]></category>
		<category><![CDATA[fıkra sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[kısa komik muhtarın oğlu fıkrası oku]]></category>
		<category><![CDATA[muhtarın]]></category>
		<category><![CDATA[muhtarın oğlu fıkrası]]></category>
		<category><![CDATA[muhtarın oğlu fıkrası oku]]></category>
		<category><![CDATA[oğlu]]></category>
		<category><![CDATA[seks fıkraları]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Köyün birinde aga oglunu evlendirmeye karar verir. Ama Oglunu bir türlü ikna edemez. Babasinin israrlari karsisinda geri adim atmak zorunda kalan genç sartli olarak evlenmeye razi olur. Şarti sudur Evlenecegi kizla önce kendisi görüsecek namus yönünden ikna olursa evlenecektir. Her gittigi kiza fermuarini açar ve “Bu nedir?” diye sorar. Kizlar da y.rak der. Her defasinda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Köyün birinde aga oglunu evlendirmeye karar verir. Ama Oglunu bir türlü ikna edemez.</p>
<p>Babasinin israrlari karsisinda geri adim atmak zorunda kalan genç sartli olarak evlenmeye razi olur. Şarti sudur</p>
<p>Evlenecegi kizla önce kendisi görüsecek namus yönünden ikna olursa evlenecektir. Her gittigi kiza fermuarini açar ve “Bu nedir?” diye sorar.</p>
<p>Kizlar da y.rak der. Her defasinda ayni cevabi alan genç evlenmeye razi olmaz. En son gittigi kiza da ayni soruyu sordugunda “pipi” cevabini alinca bu kizin hiç böyle bir sey görmedigini ve namuslu oldugunu düsünerek onunla evlenir ve yilda bir defa ayni soruyu tekrar sorar ve hep ayni cevabi alir. Aradan yillar geçer ve bir gün dayanamayip ayni soruyu tekrar sorar.</p>
<p>Yine ayni cevabi alinca dayanamaz ve bagirarak bunun pipi olmadigini y.rak oldugunu söyler.</p>
<p>Kiz hemen cevabi yapistirir.</p>
<p>-”SEN Y.RAK GÖRMEMISSIN.Y.RAK DEDİĞİN MUHTAR’IN OGLUNUNKİ GIBI OLUR!..”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzuk.net/muhtarin-oglu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dindar</title>
		<link>http://www.yuzuk.net/dindar.html</link>
		<comments>http://www.yuzuk.net/dindar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Mar 2012 11:48:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fıkra Fıkrası]]></category>
		<category><![CDATA[dindar]]></category>
		<category><![CDATA[dindar fıkrası]]></category>
		<category><![CDATA[dindar fıkrası oku]]></category>
		<category><![CDATA[dini fıkralar]]></category>
		<category><![CDATA[en güzel dindar fıkra oku]]></category>
		<category><![CDATA[en güzel dindar fıkraları oku]]></category>
		<category><![CDATA[en komik dindar fıkrası]]></category>
		<category><![CDATA[en komik fıkralar]]></category>
		<category><![CDATA[fıkra sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[islami fıkralar]]></category>
		<category><![CDATA[kısa komik dindar fıkrası oku]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Bir Yahudi, bir Hristiyan ve bir Müslüman kimin daha çok dindar olduguna dair tartisiyorlarmis. “Çölün ortasinda devemin üzerinde gidiyordum” demiş Müslüman.”Aniden, nereden geldigi belli olmayan çok büyük bir kum firtinasi koptu. Devemin yanina uzandim, deveyle birlikte kumlara daha çok gömüldükçe, gerçekten sonumun geldigini düsündüm. Ama, Allah ‘a inancimi yitirmedim. Dua ettim, dua ettim ve aniden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir Yahudi, bir Hristiyan ve bir Müslüman kimin daha çok dindar olduguna dair tartisiyorlarmis. “Çölün ortasinda devemin üzerinde gidiyordum” demiş Müslüman.”Aniden, nereden geldigi belli olmayan çok büyük bir kum firtinasi koptu. Devemin yanina uzandim, deveyle birlikte kumlara daha çok gömüldükçe, gerçekten sonumun geldigini düsündüm. Ama, Allah ‘a inancimi yitirmedim. Dua ettim, dua ettim ve aniden etrafimdaki on millik alanda firtına durdu ve ben köyüme dönebildim. Hristiyan “Bir gün okyanusta küçük bir kayikta balik tutarken, dev bir firtina koptu. 2 metre boyunda dalgalar! Gerçekten sonumun geldiiini sandim. Tanri ‘ya dua ettim, dua ettim ve sonra etrafimdaki on millik alanda firtina dindi, ben karaya çikabildim.” Yahudi anlatmaya baslamis. “New York sehrinin ortasindayken, yerde siyah bir çanta gördüm. Çantanin içine bakinca parayla dolu oldugunu gördüm. Cumartesi günü oldugundan ve bizim bu kutsal günümüzde paraya el sürmemiz yasak oldugu için, gerçekten sonumun geldigini düsündüm. Ama, inancimi yitirmedim. Dua ettim, dua ettim ve aniden, etrafimdaki on millik alanda “Sali” oldu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzuk.net/dindar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Funda Arar güzel bir parça</title>
		<link>http://www.yuzuk.net/funda-arar-guzel-bir-parca.html</link>
		<comments>http://www.yuzuk.net/funda-arar-guzel-bir-parca.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Mar 2012 22:02:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzuk.net/?p=876</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><object width="600" height="450" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="wmode" value="opaque" /><param name="AllowScriptAccess" value="never" /><param name="allowNetworking" value="internal" /><param name="quality" value="high" /><param name="menu" value="0" /><param name="src" value="http://s7.directupload.net/images/120310/4gugsteo.swf" /><param name="allowscriptaccess" value="never" /><param name="allownetworking" value="internal" /><embed width="600" height="450" type="application/x-shockwave-flash" src="http://s7.directupload.net/images/120310/4gugsteo.swf" wmode="opaque" AllowScriptAccess="never" allowNetworking="internal" quality="high" menu="0" allowscriptaccess="never" allownetworking="internal" /> </object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzuk.net/funda-arar-guzel-bir-parca.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dul Kadın ve Yahudinin İmanı</title>
		<link>http://www.yuzuk.net/dul-kadin-ve-yahudinin-imani.html</link>
		<comments>http://www.yuzuk.net/dul-kadin-ve-yahudinin-imani.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Mar 2012 19:10:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[ dul kadın ve yahudinin imanı]]></category>
		<category><![CDATA[ dul kadın ve yahudinin imanı hikaye sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[ dul kadın ve yahudinin imanı hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[ dul kadın ve yahudinin imanı hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[ dul kadın ve yahudinin imanı hikayesini oku]]></category>
		<category><![CDATA[ Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[dul]]></category>
		<category><![CDATA[dul kadın ve yahudinin imanı hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[imanı]]></category>
		<category><![CDATA[yahudinin]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Dul Kadın ve Yahudinin İmanı Bir bayram arefesinde, dul bir kadın yanında babadan yetim kalmış çocuğu ile zengin bir hacının dükkanına girerek, Allah rızası için yardım istedi. Hacı fakir kadına yardım etmediği gibi: - Bıktım sizden nedir bu iş.. Ben sizin için mi çalışıyorum. Defol şurdan, diyerek kovdu. Hacıdan hiç ummadığı bir şekilde cevap alarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dul Kadın ve Yahudinin İmanı
<p align=\"justify\"> Bir bayram arefesinde, dul bir kadın yanında babadan yetim kalmış çocuğu ile zengin bir hacının dükkanına girerek, Allah rızası için yardım istedi. Hacı fakir kadına yardım etmediği gibi:</p>
<p>- Bıktım sizden nedir bu iş.. Ben sizin için mi çalışıyorum. Defol şurdan, diyerek kovdu. </p>
<p>Hacıdan hiç ummadığı bir şekilde cevap alarak kapı dışarı edilen kadıncağız, melül- mahzun oradan ayrılıp giderken, hacının karşısında, aynı mağazadan bir dükkanın sahibi olan yahudi, o fakirin ızdırabını anladı .</p>
<p>- Nedir hanım, hacı size niçin bağırdı?, diye sordu.</p>
<p>İmanlı ve şuurlu bir kadın olan fakirceğiz, Yahudiye hacıyı şikayet etmek yerine :</p>
<p>- O benim büyüğümdür. Döver de, kovar da, sana ne oluyur ey kefere! diye cevap verdi.</p>
<p>Fakat Yahudi durumu anlamıştı. Kadını ısrarla dükkana çağırıp, ne isterse almasını, kendisine ve çocuğuna olacak elbisenin kendisinde bulunduğunu hatta hacınınkinden daha iyisini kendisinden alabileceğini söyleyerek dükkanına getirdi. Dul kadın ve yetim çocuk Yahudinin dükkanından beğendikleri elbiseyi giydiler, kuşandılar ve kadın Yahudiye :</p>
<p>- Allah sana iman nasip etsin. Sen bizi giydirdiğin gibi Allah da sana Cennette köşkler verip Cennet elbiseleri giydirsin, giblerden dua etti, yanındaki masum çocuk da, anasının duasına amin, dedi. Şen şakarak oradan ayrılıp gittiler.</p>
<p>Dul ve yetimi dükkanından kovan hacı, o gece bir rüya gördü. Rüyasında kıyamet kopmuş ve kendis cennete girmişti. Cennette gezerken gayet güzel, gözleri kamaştıran bir köşk gördü. Baktı ki, köşkün kapısında kendisnin ismi yazılı idi. diyerek köşkün kapısından içeri girmek istedi. Fakat kapıda bekçi olarak bekleyen melekler hacıyı içeri almadılar.</p>
<p>- Giremezsin hacı, dur bakalım nereye gidiyorsun? dediler.</p>
<p>Hacı durdu :</p>
<p>- Niye giremiyorum, bu köşk benim değil mi? diye sordu.</p>
<p>Melekler cevap verdiler :</p>
<p>- Düne kadar senindi ama, maalesef dün sizden başkasına devredildi. Daha henüz kapısının üzerrindeki tabelâ da sçkülmemiş, yakında sökerler, dediler.</p>
<p>Hacı neye uğradığını anlayamadı. O telaş ve heyecan içinde uyandı ki, yatakta yatıyor : dedi.</p>
<p>Sabah olunca doğru yahudi Avram efendinin dükkanına gitti. Selam, hoş – beşten sonra:</p>
<p>- Avram efendi, dünkü dul kadına sen kaç liralık elbise verdiysenonların parasını sana ben vereceğim, dedi.</p>
<p>Yahudi bir altın değerinde elbise verdiğni söyledi.</p>
<p>Hacı :</p>
<p>- Madem o kadarmış al sana onun iki misli, dedi.</p>
<p>Fakat Avram olmaz, dedi. Hacı değerini yükseltti, hacı yükselttikçe yahudi olmaz diyor, yahudi kabul etmedikçe hacı vermek istediği parayı artırıyordu. Hacı yüz altın, ikiyüz altın vermeğe başladı ama, artık Avram’ın da sabrı taşmıştı.</p>
<p>- Olmaz hacı olmaz, o köşk yüz altınla bin altınla satın alınmaz… O senin gördüğün rüyayı ben de gördüm ve işte müslüman oldum. o köşk düne kadar senindi, sen daha evvel yaptığın hayır – hasenatla o kçşkü yaptırmıştın ama, dün bana sattın. Ben onu tekrar sana satmaya niyetli değilim. Sen artık bundan sonra kapına geleni boş çevirmede, Cennette kendine başka saraylar yaptır. Allah’ın mülkü geniştri, dedi.</p>
<p>Yahudiden de bu cevabı alan hacı, bir daha kapısına geleni boş çevirmeyceğine dair kendi kendine söz vererek oradan ayrılığ gitti. Ama köş de elden gitti. Allah yardımcısı olsun.</p>
<p> Kaynak: Büyük Dini Hikayeler, İ.Sıddık İmamoğlu, Osmanlı Yayınevi </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzuk.net/dul-kadin-ve-yahudinin-imani.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yahudinin İnkarı ve Altın</title>
		<link>http://www.yuzuk.net/yahudinin-inkari-ve-altin.html</link>
		<comments>http://www.yuzuk.net/yahudinin-inkari-ve-altin.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Mar 2012 19:10:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[ yahudinin inkarı ve altın]]></category>
		<category><![CDATA[ yahudinin inkarı ve altın hikaye sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[ yahudinin inkarı ve altın hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[ yahudinin inkarı ve altın hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[ yahudinin inkarı ve altın hikayesini oku]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[inkarı]]></category>
		<category><![CDATA[yahudinin]]></category>
		<category><![CDATA[yahudinin inkarı ve altın hikaye]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Yahudinin İnkarı ve Altın İsa Aleyhisselâm bir Yahudi ile yola çıkar. Yanlarına ekmeklerini de almışlardı. Fakat Hz. İsa’nın iki, Yahûdinin ise üç ekmeği vardı. Yahudi, Hz. İsa’ya göstermeden ekmeğin birini yedi. İsa aleyhisselâm, Yahûdinin üç ekmeği olduğunu biliyordu.  Senin üç ekmeğin vardı, biri ne oldu? diye sordu. Yahudi: «Benim ekmeğim iki idi» diyerek yalan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yahudinin İnkarı ve Altın
<p align=\"justify\">İsa Aleyhisselâm bir Yahudi ile yola çıkar. Yanlarına ekmeklerini de almışlardı. Fakat Hz. İsa’nın iki, Yahûdinin ise üç ekmeği vardı. Yahudi, Hz. İsa’ya göstermeden ekmeğin birini yedi. İsa aleyhisselâm, Yahûdinin üç ekmeği olduğunu biliyordu. </p>
<p> Senin üç ekmeğin vardı, biri ne oldu? diye sordu. </p>
<p>Yahudi: «Benim ekmeğim iki idi» diyerek yalan söyledi. </p>
<p>Yollarına devam ediyorlardı. Bir cüzzamlı hastaya rastladılar, İsa aleyhisselâm asası ile hafifçe bir vurunca hasta iyileşti. Yahudi bunu gördü, îsa (a.s.) yine ekmeğinin kaç olduğunu sordu. Yahudi: «İki» diye cevap verdi. </p>
<p>Biraz ileride bîr âmâya rastladılar, İsa aleyhisselâm teveccüh etti âmânın gözleri açıldı! </p>
<p> Ekmeğin kaç idi? diye sordu. </p>
<p>O yine iki olduğunu söyledi. Bu minval üzere Isa aleyhisselâm’ın mu’cizelerini gördüğü halde Yahudi îman etmemekte ısrar eder ve yollarına devam ederler. </p>
<p>Bir müddet sonra İsa aleyhisselâm bir ağacın gölgesinde yatıp uyumaya başlar. O muhitin valisinin hasta bir kızı vardı. Ölüleri dirilten, hastalara şifa veren zatın kendi memleketine geldiğini duyup aratmaya başlar. Ağacın altında uyumakta olan İsa Ruhullah’ın yanına varırlar. Yahudi gelenlere ne aradıklarını sorar. Onlar meseleyi anlatıp hasta çocuğun iyileşmesi için yardımını dilediklerini söylediklerinde Yahudi: «O sizin aradığınız benim… Getirin hastayı iyileştireyim» der. </p>
<p>Hastayı getirdiklerinde deynekle bir vurunca çocuğu öldürür. Yahûdiyi hemen yaka-paça valinin huzuruna çıkarırlar. </p>
<p> Çocuğu öldürdüğü için öldürün bunu!, der vali. </p>
<p>Bu sırada İsa aleyhisselâm uykusundan uyanıp asasının kaybolduğunu görür ve biraz sonra da meseleyi öğrenir. Kerameti asada sanan yahûdinin asılmak üzere olduğunu görüp: </p>
<p> Bu benim arkadaşımdır. Bunu serbest bırakırsanız, çocuğunuzu biiznillah diriltirim, der. Maalmemnuniye kabul ederler. </p>
<p>İsa aleyhisselâm ölünün başına varıp: «Kum biiznillah» deyince çocuk ayağa kalkar. Ve hastalıktan da kurtulur. </p>
<p>İsa aleyhisselâm’ın bu mu’cizesini de gören Yahudi’de hâlâ îman alâmeti yoktur. </p>
<p>İsa (a.s.): «Kaç ekmeğin vardı?» diye sorar ve Yahudi’den gene, «iki» cevabını alır. </p>
<p>Yollarına devam ederler. Bir müddet gittikten sonra beş parça külçe altına rastlarlar. Külçe altını o anda taksim etmek mümkün olmadığından İsa aleyhisselâm: </p>
<p> Kimin ekmeği üçse o üç parçasını alsın, iki ekmeği olan da iki parça alsın, der. </p>
<p>Bu zamana kadar ekmeğinin iki olduğunu ısrarla söyleyen Yahudi: </p>
<p> Benim üç ekmeğim vardı. Birisini senden gizli olarak yedim. Ben üç parça almam lâzım, der. </p>
<p>İsa aleyhisselâm: «beşi de senin olsun» diyerek külçe altınları ona bırakıp gider. Bir anda milyonların sahibi olan Yahudi sevincinden ne yapacağını şaşırır ve altınların arasında: «Bu da benim, bu da benim» diyerek koşmaya başlar. Biraz sonra oraya iki kişi gelir, onlar da altınlara ortak olmak isteyip «biz de alacağız» derler. Yahudi bakar ki, kurtulmanın imkânı yok: «Ben eve gidip, at ve araba getireyim. Siz ben gelinceye kadar burada bekleyin. Ben altınları kesmek için bir de testere alır gelirim» der ve gider. </p>
<p>Eve varır, karısına zehirli bir börek yaptırıp atları ve arabayı alarak gelir. Tabii ki, bu işleri yapıncaya kadar biraz gecikmiştir. Öbürleri ondan şüphelenirler ve altınların tamamına sahip olmak için Yahûdiyi öldürürler. Öldürdükten sonra da: «Nasıl olsa altınlar bize kaldı. Şu böreği yiyelim de ondan sonra gideriz» deyip zehirli böreği yerler. Netice malûm… Her üçü altınlardan istifade edemez ve dünya hırsıyla geberip giderler. Gittiği yoldan geri dönen Hazreti İsa, altınların yerinde durduğunu ve üç kişinin de bu altınlar yüzünden öldüğünü görüp, dünya nimetlerine meyletmediği için Allah’a şükreder.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzuk.net/yahudinin-inkari-ve-altin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>on çinli</title>
		<link>http://www.yuzuk.net/on-cinli.html</link>
		<comments>http://www.yuzuk.net/on-cinli.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Mar 2012 19:10:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikaye Hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[ on çinli]]></category>
		<category><![CDATA[ on çinli hikaye sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[ on çinli hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[ on çinli hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[ on çinli hikayesini oku]]></category>
		<category><![CDATA[çinli]]></category>
		<category><![CDATA[on çinli hikaye]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[on çinli Resûlullah (s.a.v.) rüyamda göründüler ve: “Bugün burada bir çinli vefat edecek, onun cenazesi ile ilgilenin.” buyurdular. Bundan altı, yedi ay önce Çin’in değişik bölgelerinden on kişi İstanbul’a gelir. Bu on kişi sıradan insanlar değildir. Bunların ortak özelikleri yeni Müslüman olmalarıdır. Umre için İstanbul üzerinden Arabistan’a gideceklerdi. Hepsi de yeni Müslüman olmuş. Kimi yirmi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>on çinli
<p align=\"justify\">Resûlullah (s.a.v.) rüyamda göründüler ve: “Bugün burada bir çinli vefat edecek, onun cenazesi ile ilgilenin.” buyurdular.</p>
<p> Bundan altı, yedi ay önce Çin’in değişik bölgelerinden on kişi İstanbul’a gelir. Bu on kişi sıradan insanlar değildir. </p>
<p> Bunların ortak özelikleri yeni Müslüman olmalarıdır. Umre için İstanbul üzerinden Arabistan’a gideceklerdi. Hepsi de yeni Müslüman olmuş. Kimi yirmi gün önce, kimi bir ay, en uzağı iki ay önce Müslüman olmuştu. Ne yeterince İslâmî bilgileri vardı, ne de yapacakları umre ile ilgili bir bilgileri. </p>
<p> Yanlarına, kendilerine yardımcı olacak, hem Çince’yi, hem Arapça’yı iyi bilen, hem de İslâmî bilgisi olan birini rehber olarak alacaklardı. </p>
<p> Mevlâ’mızın takdiri, Türkistan’daki Çin zulmünden kaçıp İstanbul’a yerleşmiş bir Uygur kardeşimiz, bu on Çinliye rehber oldu. Bundan sonra hâdiseyi bu kardeşimizden dileyelim. </p>
<p> Bahsi geçen kardeşimiz şu anda bizim yanımızda bulunmaktadır. </p>
<p> – “Yeni Müslüman olmuş bu on Çinli ile birlikte yola çıktık. Kısa zamanda aramızda iyi bir dostluk kuruldu. Yeni mü’min olmuş bu insanlar, büyük bir heyecan yaşıyorlardı. </p>
<p> Hiçbirinin İslâmî bilgisi yoktu. Hatta namazda okuyacakları sûreleri bilmedikleri gibi Fatiha’yı bile bilmiyorlardı. Bazı zikirleri yaptırmaya çalışıyor, ancak Çince telâffuz zor olduğu için zikirleri tam okuyamıyorlardı. </p>
<p> Namazlarda sadece “Elhamdülillah, Allahu Ekber” diyebiliyorlardı. Bana sormuşlardı “Ne yapalım?” diye. </p>
<p> Ben de onların kimine “Elhamdülillah”, kimine “Lâ ilâhe illallah” ve benzeri zikirleri öğretmeye çalışıyordum. Onlar da namazlarda bunları söylüyorlardı. </p>
<p> Önce Mekke’ye gittik. Kâbe’de onların hâli görülmeye değerdi. Yeni doğmuş çocuklar misali heyecan ve neşe içinde, kâh ağlıyor, kâh gülüyorlardı. </p>
<p> İsimlerini değiştirmiştik: Muhammed (Çan Çing) Hasan, (Çun Fang) gibi her biri yeni ismi ile çağırılıyordu. On Çinli kardeşimizden biri olan Muhammed de bir farklılık vardı. Bu durum dikkatimi çekmişti. Her namazını gözleri yaşlı olarak bitiriyordu. İyice dikkat ettim. Evet, Muhammed namazlarında ağlıyordu. Bana da sürekli sorular soruyorlar, İslâm hakkında bilgi ediniyorlardı. Ben de bildiğim kadarıyla onlara bilgiler veriyordum. </p>
<p> Bir gün Muhammed sordu: </p>
<p> – İçki nedir, İçkiye dinimiz nasıl bakar? </p>
<p> – Rabbimiz içkiyi kesin olarak yasaklamıştır, içilmesi, yapılması, taşınması, satılması yasaktır. </p>
<p> Kaldığımız otele gelmiştik. Muhammed bir telefon edeceğini söyledi ve ona memleketine telefon etme imkânı sağladık. Çin’deki kardeşini arıyordu, kardeşine aynen şöyle diyordu: </p>
<p> – İçki fabrikamızı kapat, Allah’ımız öyle emretmiş. Bize bu emre uymak düşer. Kardeşi bunu yapamayacağını, birçok bağlantısının olduğunu, durup dururken, kapatırlarsa, yüz binlerce dolar zarar edeceklerini, hiç olmazsa kendisine biraz zaman vermesini söyler. Fakat Muhammed kararlıdır: </p>
<p> – Allah emretmiş, bize uymak düşer. Fabrikayı hemen kapat, ben gelince borçları hallederim. </p>
<p> İçki fabrikası kapanıyor. Mekke’deki ibadetlerimize devam ediyoruz. </p>
<p> Yine bir gün bana sordukları sorularda çıkardıkları bir neticeyi açıklarlar: </p>
<p> – Kadın modası, kadınları yarı çıplak resmetmek gibi faaliyetler de dinimizde yasak mıdır? </p>
<p> – Evet yasaktır. Aynı gün ötele geldiğimizde yine Çin’i aradı ve bu sefer de kardeşine moda evinin kapatılması emrini verdi. Kardeşi yine itiraz etti, ancak Muhammed ne itiraz dinledi, ne de kararından vazgeçti. </p>
<p> – Rabbimiz emretti ise, bize bu emre uymak düşer. Mekke’deki ziyaretimizi bitirdik ve Medine’ye gittik. </p>
<p> Medine’de bir sabah namazı. Efendimizin “Burası cennet bahçesidir.” buyurduğu yerde sabah namazının fazını kılıyoruz. </p>
<p> Muhammed benim yanımda. Diğer Çinli kardeşlerimizle aynı saftayız. İlk secdeye varıyoruz, secdeden kalkıyoruz, ikinci secdeye varıyoruz, sonra kıyama kalkıyoruz. O da ne? </p>
<p> Muhammed hâlâ secdede, kalkmadı. Tekrar secde ediyoruz, ettahiyyatı okuyoruz ve selâm veriyoruz. Muhammed hâlâ secdede. Düşündüm ki, yorgunluktan ve uykusuzluktan bazen insana bir geçkinlik geliyor, Muhammed’e de secdede böyle bir şey oldu, uyudu. Elimi uzattım, omzuna dokundum ve hafifçe çekeyim dedim ki, </p>
<p> sağ tarafının üzerine yuvarlandı. Muhammed’in ölmüş olabileceğini düşündüm. Olay duyulmuştu. Görevliler müdahalede bulundular, dışarı çıkardılar, bir ambulansa koyarak hastaneye götürdüler. Biz de gittik. Hastanedeki ilk muayenede çoktan vefat ettiğini söylediler. Muhammed’i hastanenin morguna kaldırdılar. </p>
<p> Çinli kardeşlerimle birlikte hastanenin önünde ne yapacağımızı bilemez bir hâlde üzüntü içinde bulunuyorduk. O sırada bir araba ile makam mevki sahibi bir zat geldi. Herkes onu hürmetle karşıladı, sonradan öğrendik ki bu zat Medine’nin ileri gelen yöneticilerinden biri idi. Hastane yetkililerine sordu: </p>
<p> – “Bugün burada ölen bir Çinli var mı?” </p>
<p> – “Evet”, cevabını alınca şu açıklamada bulundu: </p>
<p> – “Dün gece Efendimiz rüyamda bana göründü ve buyurdular ki, </p>
<p> – “Yarın burada bir Çinli kardeşim vefat edecek, onun cenazesi ile ilgilenin.” </p>
<p> Bir anda her şey değişti. Muhammed’i morgdan aldılar, bir devlet yetkilisine yapılanlardan daha fazlasını yaptılar. Cennetü’l Bakî’ye defnettiler. </p>
<p> Bu hâdiseyi bizzat yaşayan ve onlara rehberlik yapan Doğu Türkistanlı kardeşimiz hâdiseyi bu şekilde anlattı. </p>
<p> Teslimiyeti gördük değil mi? “Rabbim emrettiyse, bize uygulamak düşer.” Zararmış, ziyanmış, önemi yok. Rabbimiz emretmiş ve iş bitmiştir. İşte sahabe inancı. Bu Çinli kardeşimiz de o inanca ulaştı ulaşmasına ancak dünyada fazla kalamadı. Çünkü bu dünya pisliğinin içinde fazla kalamazdı ve kalmadı da. Efendimizin de ilgisine mazhar oldu. Ne mutlu bu Çinli kardeşimize, ruhu için elfatiha. </p>
<p> Bu hâdiseyi niçin anlattık? Bu hâdiseden çıkaracağımız dersler var da onun için anlattık. Bu Çinli kardeşlerimiz, internet sayesinde İslâm ile şereflendi. Gerek ülkemizde, gerekse dünya üzerinde bir kıvılcım bekleyen nice insanlar var. Bizim yapmamız gereken bizden bir ışık, bir kıvılcım bekleyenlere bir an önce ulaşmak. Alınacak önemli derse gelince, bir sigaradan, bir markadan ya da herhangi bir lüksünden vazgeçemeyen mü’minler, şu Çinli Muhammed’i okuyun. </p>
<p> Bakın teslimiyete. “Emir Mevlâ’dan ise, bize uymak düşer.” Ey bir sigarayı feda edemeyen mü’min kardeşim! Çinli Muhammed’e bak! O bir anda koskoca bir fabrikayı nasıl feda etti?! </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzuk.net/on-cinli.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

